25/8/2007
24/8/2007
-
BAVULLARI TOPLU DURMALI.......
|

Bavulları hep toplu durmalı insanın... diyor çağdaşımız bir yazar. Bavullar hep toplu durmasa da,çabucak toplamaya alışıyor insan zamanla,toplaya toplaya. Telefonlar
çalacak olsa bile çalmasını istemiyor zamanla insan, hiç kimse aramasın
kendi içimde kaybolayım diyor zaman zaman.Çıkarıp telefondaki kartları
atınca denize kimsenin numarası kalmıyor içinde ve sabitinin de hattını
çekince arasa da kimse ulaşamıyor size.Tül perde arkalarında misafir de
beklenmiyor günlerce,zira kimsenin kimseyi görecek zamanı yok
artık,herkes misafir şimdi kendinde.. İhanetlere,terk edilmelere
bir başına bırakılmalara zaten hazır insan ve yalnızlığa , yalnızlık en
tanıdık duygu şimdi.O kadar aşina ki yalnızlığına insan,kalabalık
caddelerde bile bir başınalığının farkında herkes kimse kimseye selam
bile vermiyor,görmüyor fark etmiyor çünkü.Bir başına yürüyor ömrünü,bir
başına bulmaya çabalıyor yönünü. Dayanışma zaten modası geçmiş bir
eylem biçimi,kiminle dayanışma içinde olsan kırılıp dökülüyor cam
parçaları gibi, neresinden dayanışacağını bulabilmek imkansız
artık.Özelleştirme ve güzelleştirme seanslarından sonra,çok fazla
özelleşen birey kendini hücresine kapatıp,tek başına dünya kurmaya
kalkınca,dünyanın bile tanımı değişti zamanla.Tabi ki birey kendini
Tanrı sanmaya başlayınca birliğe lüzum da kalmadı,her şeye gücünün
yettiğini anladı.Bir başına dimdik ayakta kalabilmeyi çok güzel becerdi
insan,ve bunu birilerinin sırtına basa basa öğrendi. Kimsenin
güvendiği dağ kalmayınca,güvendiği dağlara kar da yağmıyor artık,kar
sadece saça başa yağıyor ve zamanın içinde saça başa yağan kar çığ
düşürüyor bireyin beynine.Çığ altında kalınca, aklına geliyor,düşürdüğü
çığların altındakiler. Hüzünlü şarkılarda hüzünlerinde solunca,bir
şarkıyı paylaşırken başını dayayacak omuza da gereksinim kalmadı, çünkü
hangi omuza başını dayasa saçından bir tutam koparılacağını anladı.
Sofrada tabak sayısı da,tabakta ki yemek de kendiliğinden azaldı.Kemer
sıka sıka yurdum insanın zamanla midesi de aklı gibi daraldı.Sessiz de
kalmadı yurdum insanı,haksızlıkları hem sessizliği hem de sesinin en
gür tonuyla alkışladı.Kendi putunu yapıp kendine tapmaya
başladı.Kendiyle hesaplaşmaya da kalkmadı,çünkü onlar adına netekim
paşaları bütün hesaplaşmaları yapıp beslemedi asılacakları asıp,bütün
hesapları bir güzel kapattı. Özallı yıllarla birlikte ne komşusu
kaldı kimsenin nede komşuya ihtiyacı,çünkü artık herkesin bir tarikatı
ve tarikatını koruyan derin bir barikatı olacaktı.Oldu da netekim
paşaların himayesinde ve zaman artık geriye işlemeye başladı ve gide
gide orta çağı yeniden yakaladı. Ve insan yalnız doğsa da sosyal
bir varlıktı,insanla vardı.İnsanı en kolay yönetme şekli ise beynine
bir hücre yapıp kendi içine kapatmaktı. Kapitalizmin egemenliğinde,
egemenler iki binli yıllara dek öğrendikleriyle bunu başardı.İşte bu
yüzden bireyin keşif çağı geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı ve
herkesi kendi hücresine kapattı.
Serhat Güner
15/10/2006
(Yazılarını ilgi ve beğeniyle takip ettiğim Serhat arkadaşımın, yeni yazılarını okuyabilme şansını elde edebilmek ümidiyle ) |
Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
* * * * * * * * * * *
Yazan: eylemce | Konu: MERHABA | Tarih: 2007-08-29 10:25:03
Yazının bir kısmı kesik çıkıyor benim pc de sanırım şablondan kaynaklanıyor.Yine de bu yazının güzelliği konusunda benimle aynı fikirde olduğun için memnunum.Sağlıcakla kal
Düzenleyen eylemce gün: 29/8/2007 saat: 19:02
Bağlantı:: ::